Okul Saldırısı Bir Daha Yaşanmaması İçin Sorumluluk Hepimizin

  • Ankara
  • ortakaya_84@hotmail.com
  • 0535 664 77 71


Okullarımızda son iki gündür yaşanan menfur saldırılar noktasında suçlu arama psikolojisinden çıkıp doğru tahlil ve adımlarla bu tür elim durumların tekrarının bir daha yaşanmaması sağlanmalıdır. Bu noktada:
Bu tür menfur saldırıları gerçekleştirenlerin genellikle erkek çocuklar olması hasebiyle;

1- Öncelikle babalar kız ya da erkek çocuklarının eğitimlerine seyirci olmaktan çıkıp eğitimde aktif bir rol üstlenmelidirler. Özellikle erkek çocuklar dizilerden, oyunlardan önce babaları rol model almaktadırlar. Bu nedenle babalar öfkelendiklerinde, üzüldüklerinde, mutlu olduklarında nasıl tepkiler veriyorlar. İnsanlara, hayvanlara şefkat ve merhametle mi yaklaşıyorlar. Hayata olaylara bakışları nasıl, karamsar mı? İyimser mi gibi durumlar oldukça önemlidir. Kendi kişisel gelişimine önem veren vicdanlı, merhametli, sorumluluk sahibi, eşine ve çocuklarına tatlı dille yaklaşan dengeli bir babanın davranışları onu model alan çocuğuna da yansıyacaktır.

2- Anne ile iletişim de burada oldukça önemli bir diğer yapı taşıdır. Erkek çocuklar çoğunlukla babayı rol model almaktadırlar. Bununla birlikte anne de çocuğunun ilk eğitimcisi olarak, ona vicdanı, merhameti, başkalarının haklarına riayet etmeyi öğretmelidir. Çocuğu ile gün içinde vakit geçirmeli, duygusal yakınlık kurmalı, ona güvenli bir liman olmalıdır.

3- Her iki ebeveynin de çocukları ile sağlıklı iletişim kurarlarken çocuklarının her dediğine evet demek, sınırsız isteklere boyun eğmek, evde disiplin ve kuralların olmasını es geçmemeleri de oldukça önemli bir diğer konudur. Çünkü günümüz ebeveynlerinin yaptıkları en büyük yanlışlardan birisi de çocuklarının sınırsız davranışlara izin vermeleri ve kırılmasınlar, incinmesinler diye başkalarının haklarına riayet etmeyi öğrenmeyen, sorumluluk almayı bilmeyen sadece haz odaklı, istekleri yerine gelince sakinleşip, istekleri ertelendiğinde öfke nöbetleri geçiren nesiller yetişmelerine vesile olmalarıdır.

4- Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta, çocuklarında haklılık şemasının gelişmemesi için çaba sarfetmek olacaktır. Haklılık şeması her şeye hak sahibi olmak, her istediğinin anında olması, hep haklı olmak, hep önde olmak, evin prensi ya da prensesi olmak, yenilmeye tahammülsüzlük, herkes onun etrafında dönsün istemek gibi davranışlarla tanımlanabilir. Bu şema genellikle ebeveynleri tarafından isteklerine sınır çizilmemiş, hep öncelenmiş, başkalarının haklarına riayet etmenin öğretilmediği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Böyle yetişen çocuklar okula gittiklerinde evde olduğu gibi her istediğini yapamadığını, hep haklı olamayacaklarını, orada prens ya da prenses olmadıklarını gördüklerinde hırçınlaşabilmekte ya da tamamen içine kapanıp pasif agresif bir kişilik geliştirebilmektedirler. İlerleyen süreçte kendilerine yapılan en ufak haksızlığı büyütme eğiliminde olup bununla ilgili birikim yapabilmekte ve bunu öfke ya da saldırganlıkla açığa çıkarabilmektedirler.

5- Ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken bir diğer şema, cezalandırıcılık şemasıdır. Çocuklarında bunun gelişmemesi için çocuğun yaşadığı her olaya müdahil olup, karşı tarafı cezalandıran ebeveyn olmaktan çıkmalıdırlar. Çocuğun yaşadığı sıkıntılı durumları dinlemeli, kendi çocuğunun yanlışını görebilmeli, karşı taraf gerçekten bir haksızlık yapmışsa bile öfkeli tepkisel hareketler yerine, çocuklarına adım adım sağlıklı tutumla bir haksızlıkla nasıl baş ediliri öğretmelidirler. Çocuk yaşadığı durumu anlattığında hemen karşı tarafı suçlama eğilimi olmadan alternatif bakış açıları öğretmelidirler.

6- Öğretmenlerimiz çocukların öncelikle model alarak öğrendikleri gerçeğini bilerek, öncelikle öğrencilere doğru, tutarlı, adaletli ve merhametli davranışları ile örnek olmalıdırlar.

7- Öğretmenler veli yönetimini bilmeli, her türden veli ile iletişim kurabilmeli, veliler ile sağlıklı diyaloglar kurabilme yetisine sahip olmalıdırlar.

8-Öğretmenler her bir çocuğun farklı bir dünya olduğunu bilmeli, her çocuğa aynı yaklaşımı benimsemek yerine çocuğun yapısı, fıtratını göz önünde bulundurarak ona göre davranış geliştirmeli, sınırları koyarken de bu tür yapısal farklılıkları göz önünde bulundurarak sınırlar çizmelidir. Ezbere yöntemlerle değil, her bir duruma yeni çözümler üretebilmelidirler.

9-Öğretmenler sorunlu çocuğu tespit ettiklerinde takip etmeliler, veli ile rehberlik servisi de dahil edilerek görüşmeli, gerekirse psikolojik desteğe yönlendirilmelidirler. Ailenin ihmalkar davrandığı durumlar yönetime bildirilmeli, yönetim de bu durumda yaptırımları uygulamalıdır.

10-Yönetim öğretmenlerinden haberdar olmalı, veli ile kurulmaya çalışılan sağlıklı irtibata rağmen veli sıkıntı çıkarıyorsa, yönetim öğretmeninin arkasında durmalı, veli böyle bir durumda öğretmen ile değil yönetim ile muhatap olmalıdır.
11-Okullarda iyilik yapmak, merhametli olmak, sorumluluk sahibi olmaya yönelik aktif çalışmalar, oyunlar, grup aktiviteleri yapılıp çocukların bu konuda duyarlılıkları artırılmalıdır.

Thumb